Ay

القمر / الهلال
Kavram1 makale
Arapça Kök:ق م ر

Açıklama

Türkçe

Sözlükte el-ḳamer الْقَمَرُ “ay” demek olup “beyaz olmak, gözü kamaşmak, (fazla ışık sebebiyle) görememek” anlamındaki قَمِرَ fiilinden türemiştir. Nitekim bir kimsenin karda gözü kamaştığı için görmede zorluk çekmesi قد قَمِرَ الرَّجُلُ cümlesi ile anlatılır. حِمَارٌ أَقْمَرُ rengi beyaz olan merkebi belirtir.

Kelime Formları— kelimeye tıklayarak ayetleri görün

KelimeBabSıyga
اَلْقَمَرُ
اَلْهِلَالُ

İnceleme

Müellif:Muhammed Yetim
Yayınlanma Tarihi:13.04.2023

Muhammed yetim

EL-ḲAMER | الْقَمَرُ

Sözlükte el-ḳamer الْقَمَرُ “ay” demek olup “beyaz olmak, gözü kamaşmak, (fazla ışık sebebiyle) görememek” anlamındaki قَمِرَ fiilinden türemiştir. Nitekim bir kimsenin karda gözü kamaştığı için görmede zorluk çekmesi قد قَمِرَ الرَّجُلُ cümlesi ile anlatılır. حِمَارٌ أَقْمَرُ rengi beyaz olan merkebi belirtir. قَمِرَ/أَقْمَرَ التَّمْرُ ifadesi henüz olgunlaşmadan ayaz vurması sebebiyle hurmadaki tatlılığın kaybolmasıdır. تَقَمَّرْتُهُ “Ay ışığında ona geldim.”, تَقَمَّرَ الْأَسَدُ “Aslan ay ışığında ava çıktı.” ve أَقْمَرَتْ لَيْلَتُنَا “Gecemiz aydınlandı.” demektir. Gökyüzünde bulunan ayın el-ḳamer olarak adlandırılması beyazlığı ve göz alıcılığı sebebiyledir. Ayrıca el-ḳamer “ekşi ve tuzlu” anlamlarıyla da ilişkili olarak kullanılmaktadır. Nitekim ekşimiş süt اللَّبَنُ الْمُقْمِرُ, tadı ekşi ve tuzlu balık ise سَمَكٌ مَقْمُورٌ olarak adlandırılır (Ḫalīl b. Aḥmed, Kitābu’l-ʿAyn, 3/428; İbn Fāris, Muʿcem 5/25-26; Cevherī, eṣ-Ṣıḥāḥ, 2/798-799; ʾIṣfehānī, el-Mufredāt, 412; Muṣṭafavī, et-Taḥḳīḳ, 9/350-352).

Kur’an’da 27 yerde geçmektedir. Bu yerlerin hepsinde gökyüzündeki bir cisim olan ay kastedilmiştir (el-Enʿām, 6/77, 96; el-Aʿrāf, 7/54).

EL-HİLĀL | الْهِلَالُ

Sözlükte el-hilāl “bağırmak, (yağmur) yağmak, (takvimde) ay başlamak”  manasındaki هَلَّ fiilinden türemiştir. Nitekim hacıların telbiye esnasında yüksek sesle  bağırması  أَهَلَّ بِالْحَجِّ cümlesi ile anlatılır. Çoğulu ُاَلْاَهِلَّة olarak gelen el-hilāl “gökyüzündeki ayın ilk günlerdeki hâli, kuyunun dibindeki az miktardaki su, vahşi hayvanların sivri dişi, kayanın kırılmış kenarı, bir yılan türü” gibi farklı anlamlara sahiptir. اِنْهَلَّ الْمَطَرُ “Yağmur şiddetle yağdı.”, تَهَلَّلَ وَجْهُ الرَّجُلِ “Kişinin yüzü (sevinçten) parladı.”, تَهَلَّلَتْ دُمُوعُهُ “Onun gözyaşları aktı.”, اِسْتَهَلَّ الصَّبِيُّ “Bebek (doğum sonrasında şiddetle) ağladı.” demektir. Kelimenin “yağmur yağmak” anlamındaki kullanımı, yağmurun yağarken ses çıkarmasıyla ilişkilidir. Hacıların yüksek sesle telbiye getirmesine اَلْاِهْلاَلُ veya اَلتَّهْلِيلُ denilmektedir. اَلتَّهْلِيلُ kelimesinin “geriye dönmek” anlamı da bulunmaktadır. Bir görüşe göre ayın ilk hali insanların bağırmasına neden olması, diğer bir görüşe göre de insanlar onun ilk halini gördüğünde bağırması sebebiyle ay, el-hilāl ismini almıştır. el-Hilâle “bir tür yılan ve vahşi hayvanların sivri dişi” gibi manalar şekilsel benzetme yoluyla verilmiştir (Ḫalīl b. Aḥmed, Kitābu’l-ʿAyn, 4/319-320; Ezherī, Tehzību’l-Luġa, 5/365-372; Cevherī, eṣ-Ṣıḥāḥ, 5/1851-1852; ʾIṣfehānī, el-Mufredāt, 544).

Kur’an’da türevleriyle beş yerde geçmektedir. Bu yerlerde şu manalardadır: 1. Ay (el-Baḳara 2/189). Bu yerde Hz. Peygamber’e ayın hallerine dair soru sorulmasından bahsedilmektedir. 2. Boğazlamak (el-Baḳara 2/173; el-Māʾide, 5/3; el-el-ʾEnʿām 6/145; en-Naḥl, 16/115). Bu ayetlerde Allah’tan başka ilahların adı anılarak kurbanlık hayvanın boğazlanması anlatılmaktadır.

 KARŞILAŞTIRMA

el-Ḳamer ve el-hilāl “ay” manası bakımından yakın anlamlı olsa da bu kelimelerin arasında bazı farklar vardır. el-Ḳamer gökyüzündeki “ay” olarak bilinen cismin adı iken,  el-hilāl ise bu cismin hali ile ilişkilidir. Bu bağlamda ayın ilk iki/üç günkü kıvrılmış şeklinde el-hilāl, sonraki dönemine ise el-ḳamer denir (Cevherī, eṣ-Ṣıḥāḥ, 2/798-799, 5/1851-1852; ʾIṣfehānī, el-Mufredāt, 412, 544; Rāzī, Mefātīḥu’l-Ġayb, 5/281).

Geçtiği Ayetler

Ay kavramı 25 ayet-i kerimede geçmektedir

En'âmالأنعام2 ayet
فَلَمَّا رَءَا ٱلْقَمَرَ بَازِغًا قَالَ هَـٰذَا رَبِّى ۖ فَلَمَّآ أَفَلَ قَالَ لَئِن لَّمْ يَهْدِنِى رَبِّى لَأَكُونَنَّ مِنَ ٱلْقَوْمِ ٱلضَّآلِّينَ ﴿٧٧
Meal:Ayı doğarken görünce, "işte bu benim Rabbim!" dedi, batınca, "Rabbim beni doğruya eriştirmeseydi and olsun ki sapıklardan olurdum" dedi.
فَالِقُ ٱلْإِصْبَاحِ وَجَعَلَ ٱلَّيْلَ سَكَنًا وَٱلشَّمْسَ وَٱلْقَمَرَ حُسْبَانًا ۚ ذَٰلِكَ تَقْدِيرُ ٱلْعَزِيزِ ٱلْعَلِيمِ ﴿٩٦
A'râfالأعراف1 ayet
إِنَّ رَبَّكُمُ ٱللَّهُ ٱلَّذِى خَلَقَ ٱلسَّمَـٰوَٰتِ وَٱلْأَرْضَ فِى سِتَّةِ أَيَّامٍ ثُمَّ ٱسْتَوَىٰ عَلَى ٱلْعَرْشِ يُغْشِى ٱلَّيْلَ ٱلنَّهَارَ يَطْلُبُهُۥ حَثِيثًا وَٱلشَّمْسَ وَٱلْقَمَرَ وَٱلنُّجُومَ مُسَخَّرَٰتٍۭ بِأَمْرِهِۦٓ ۗ أَلَا لَهُ ٱلْخَلْقُ وَٱلْأَمْرُ ۗ تَبَارَكَ ٱللَّهُ رَبُّ ٱلْعَـٰلَمِينَ ﴿٥٤
Yûnusيونس1 ayet
هُوَ ٱلَّذِى جَعَلَ ٱلشَّمْسَ ضِيَآءً وَٱلْقَمَرَ نُورًا وَقَدَّرَهُۥ مَنَازِلَ لِتَعْلَمُوا۟ عَدَدَ ٱلسِّنِينَ وَٱلْحِسَابَ ۚ مَا خَلَقَ ٱللَّهُ ذَٰلِكَ إِلَّا بِٱلْحَقِّ ۚ يُفَصِّلُ ٱلْـَٔايَـٰتِ لِقَوْمٍ يَعْلَمُونَ ﴿٥
Yûsufيوسف1 ayet
إِذْ قَالَ يُوسُفُ لِأَبِيهِ يَـٰٓأَبَتِ إِنِّى رَأَيْتُ أَحَدَ عَشَرَ كَوْكَبًا وَٱلشَّمْسَ وَٱلْقَمَرَ رَأَيْتُهُمْ لِى سَـٰجِدِينَ ﴿٤
Ra'dالرعد1 ayet
ٱللَّهُ ٱلَّذِى رَفَعَ ٱلسَّمَـٰوَٰتِ بِغَيْرِ عَمَدٍ تَرَوْنَهَا ۖ ثُمَّ ٱسْتَوَىٰ عَلَى ٱلْعَرْشِ ۖ وَسَخَّرَ ٱلشَّمْسَ وَٱلْقَمَرَ ۖ كُلٌّ يَجْرِى لِأَجَلٍ مُّسَمًّى ۚ يُدَبِّرُ ٱلْأَمْرَ يُفَصِّلُ ٱلْـَٔايَـٰتِ لَعَلَّكُم بِلِقَآءِ رَبِّكُمْ تُوقِنُونَ ﴿٢
İbrâhîmإبراهيم1 ayet
وَسَخَّرَ لَكُمُ ٱلشَّمْسَ وَٱلْقَمَرَ دَآئِبَيْنِ ۖ وَسَخَّرَ لَكُمُ ٱلَّيْلَ وَٱلنَّهَارَ ﴿٣٣
Nahlالنحل1 ayet
وَسَخَّرَ لَكُمُ ٱلَّيْلَ وَٱلنَّهَارَ وَٱلشَّمْسَ وَٱلْقَمَرَ ۖ وَٱلنُّجُومُ مُسَخَّرَٰتٌۢ بِأَمْرِهِۦٓ ۗ إِنَّ فِى ذَٰلِكَ لَـَٔايَـٰتٍ لِّقَوْمٍ يَعْقِلُونَ ﴿١٢
Enbiyâالأنبياء1 ayet
وَهُوَ ٱلَّذِى خَلَقَ ٱلَّيْلَ وَٱلنَّهَارَ وَٱلشَّمْسَ وَٱلْقَمَرَ ۖ كُلٌّ فِى فَلَكٍ يَسْبَحُونَ ﴿٣٣
Hacالحج1 ayet
أَلَمْ تَرَ أَنَّ ٱللَّهَ يَسْجُدُ لَهُۥ مَن فِى ٱلسَّمَـٰوَٰتِ وَمَن فِى ٱلْأَرْضِ وَٱلشَّمْسُ وَٱلْقَمَرُ وَٱلنُّجُومُ وَٱلْجِبَالُ وَٱلشَّجَرُ وَٱلدَّوَآبُّ وَكَثِيرٌ مِّنَ ٱلنَّاسِ ۖ وَكَثِيرٌ حَقَّ عَلَيْهِ ٱلْعَذَابُ ۗ وَمَن يُهِنِ ٱللَّهُ فَمَا لَهُۥ مِن مُّكْرِمٍ ۚ إِنَّ ٱللَّهَ يَفْعَلُ مَا يَشَآءُ ۩ ﴿١٨
Ankebûtالعنكبوت1 ayet
وَلَئِن سَأَلْتَهُم مَّنْ خَلَقَ ٱلسَّمَـٰوَٰتِ وَٱلْأَرْضَ وَسَخَّرَ ٱلشَّمْسَ وَٱلْقَمَرَ لَيَقُولُنَّ ٱللَّهُ ۖ فَأَنَّىٰ يُؤْفَكُونَ ﴿٦١
Lokmanلقمان1 ayet
أَلَمْ تَرَ أَنَّ ٱللَّهَ يُولِجُ ٱلَّيْلَ فِى ٱلنَّهَارِ وَيُولِجُ ٱلنَّهَارَ فِى ٱلَّيْلِ وَسَخَّرَ ٱلشَّمْسَ وَٱلْقَمَرَ كُلٌّ يَجْرِىٓ إِلَىٰٓ أَجَلٍ مُّسَمًّى وَأَنَّ ٱللَّهَ بِمَا تَعْمَلُونَ خَبِيرٌ ﴿٢٩
Fâtırفاطر1 ayet
يُولِجُ ٱلَّيْلَ فِى ٱلنَّهَارِ وَيُولِجُ ٱلنَّهَارَ فِى ٱلَّيْلِ وَسَخَّرَ ٱلشَّمْسَ وَٱلْقَمَرَ كُلٌّ يَجْرِى لِأَجَلٍ مُّسَمًّى ۚ ذَٰلِكُمُ ٱللَّهُ رَبُّكُمْ لَهُ ٱلْمُلْكُ ۚ وَٱلَّذِينَ تَدْعُونَ مِن دُونِهِۦ مَا يَمْلِكُونَ مِن قِطْمِيرٍ ﴿١٣
Yâsînيس2 ayet
وَٱلْقَمَرَ قَدَّرْنَـٰهُ مَنَازِلَ حَتَّىٰ عَادَ كَٱلْعُرْجُونِ ٱلْقَدِيمِ ﴿٣٩
لَا ٱلشَّمْسُ يَنۢبَغِى لَهَآ أَن تُدْرِكَ ٱلْقَمَرَ وَلَا ٱلَّيْلُ سَابِقُ ٱلنَّهَارِ ۚ وَكُلٌّ فِى فَلَكٍ يَسْبَحُونَ ﴿٤٠
Zümerالزمر1 ayet
خَلَقَ ٱلسَّمَـٰوَٰتِ وَٱلْأَرْضَ بِٱلْحَقِّ ۖ يُكَوِّرُ ٱلَّيْلَ عَلَى ٱلنَّهَارِ وَيُكَوِّرُ ٱلنَّهَارَ عَلَى ٱلَّيْلِ ۖ وَسَخَّرَ ٱلشَّمْسَ وَٱلْقَمَرَ ۖ كُلٌّ يَجْرِى لِأَجَلٍ مُّسَمًّى ۗ أَلَا هُوَ ٱلْعَزِيزُ ٱلْغَفَّـٰرُ ﴿٥
Fussiletفصلت1 ayet
وَمِنْ ءَايَـٰتِهِ ٱلَّيْلُ وَٱلنَّهَارُ وَٱلشَّمْسُ وَٱلْقَمَرُ ۚ لَا تَسْجُدُوا۟ لِلشَّمْسِ وَلَا لِلْقَمَرِ وَٱسْجُدُوا۟ لِلَّهِ ٱلَّذِى خَلَقَهُنَّ إِن كُنتُمْ إِيَّاهُ تَعْبُدُونَ ﴿٣٧
Kamerالقمر1 ayet
ٱقْتَرَبَتِ ٱلسَّاعَةُ وَٱنشَقَّ ٱلْقَمَرُ ﴿١
Rahmânالرحمن1 ayet
ٱلشَّمْسُ وَٱلْقَمَرُ بِحُسْبَانٍ ﴿٥
Nûhنوح1 ayet
وَجَعَلَ ٱلْقَمَرَ فِيهِنَّ نُورًا وَجَعَلَ ٱلشَّمْسَ سِرَاجًا ﴿١٦
Müddessirالمدثر1 ayet
كَلَّا وَٱلْقَمَرِ ﴿٣٢
Kıyâmeالقيامة2 ayet
وَخَسَفَ ٱلْقَمَرُ ﴿٨
وَجُمِعَ ٱلشَّمْسُ وَٱلْقَمَرُ ﴿٩
İnşikâkالانشقاق1 ayet
وَٱلْقَمَرِ إِذَا ٱتَّسَقَ ﴿١٨
Şemsالشمس1 ayet
وَٱلْقَمَرِ إِذَا تَلَىٰهَا ﴿٢

Hızlı Bilgi

Kök
ق م ر
Kategori
Kavram
Kelime Formu
2
İlişkili Kavram
0
Makale
1
Geçtiği Ayet
25
Tüm Kavramlara Dön

Kavram Haritası

القمر/الهلالAyاَلْقَمَرُاَلْهِلَالُ

Henüz kavram ilişkisi eklenmemiş. Yalnızca kelime formları gösteriliyor.

Ay / القمر / الهلال | Kelimat