Boğulmak

اِنْخَنَقَ / غَرِقَ
Kavram1 makale
Arapça Kök:ا ن خ

Açıklama

Türkçe

Sözlükte inḫaneḳa اِنْخَنَقَ “boğulmak” demek olup “boğazını sıkmak, boğmak” manasındaki خَنقَ fiilinden türemiştir. Nitekim خَنَقَهُ فَاخْتَنَقَ cümlesindeki kullanım da bu anlam özelliğine işaret etmektedir. Boğularak öldürülmüş kimseye اَلْخَنِقُ veya اَلْمَخْنُوقُ denir.

Kelime Formları— kelimeye tıklayarak ayetleri görün

KelimeBabSıyga
اِنْخَنَقَ
غَرِقَ

İnceleme

Müellif:Osman KARA
Yayınlanma Tarihi:11.01.2024

Osman Kara

İNḪANEḲA | اِنْخَنَقَ

Sözlükte inḫaneḳa اِنْخَنَقَ “boğulmak” demek olup “boğazını sıkmak, boğmak” manasındaki خَنقَ fiilinden türemiştir. Nitekim خَنَقَهُ فَاخْتَنَقَ cümlesindeki kullanım da bu anlam özelliğine işaret etmektedir. Boğularak öldürülmüş kimseye اَلْخَنِقُ veya اَلْمَخْنُوقُ denir. Koyun veya başka bir hayvanın bir ip veya çalıya takılıp kendi kendine boğulması اِنْخَقَنَتِ الشَّاةُ بِنَفْسِهَا ile anlatılır. Bu şekilde boğulan hayvan اَلْمُنْخَنِقَةُ, boğmak için kullanılan ip اَلْخِنَاقُ veya اَلْمِخْنَاقَةُ şeklinde isimlendirilir. Bir şeyi geciktirerek vaktini daraltmayı anlatmak için خَنَقْتُ الْوَقْتَ cümlesi kullanılır. Dar vadi, geçit ve sokağa اَلْخَانِقُ; insanların boğazında oluşan ve nefes almasını zorlaştıran hastalığa (boğmaca, difteri) اَلْخُنَاقُ veya اَلْخَنَاقِيَّةُ denir (Ḫalīl b. Aḥmed, Kitābu’l-ʿAyn, 1/449; Ezherī, Tehzību’l-Luġa, 7/33; Ṣāḥib b. ʿAbbād, el-Muḥīṭ, 4/197; İbn Fāris, Mucmelu’l-Luġa, 1/305; Cevherī, eṣ-Ṣıḥāḥ, 4/1472; Iṣfehānī, el-Mufredāt, 268).

Kur’an’da bir yerde geçmektedir. Bu yerde (el-Māʾide 5/3) yenilmesi haram olan hayvanlar sıralanır. Bu kelime tefsirlerde iple, elle veya başka bir şekilde ölünceye kadar nefesi kesilerek boğulan hayvan olarak yorumlanır (Ṭaberī, Cāmiʿu’l-Beyān, 8/55-56; Vāḥidī, et-Tefsīru’l-Basīṭ, 7/239-240; Rāzī, Mefātīḥu’l-Ġayb, 11/135; Ḳurṭubī, el-Cāmiʿ, 7/270; Ebū Ḥayyān, el-Baḥru’l-Muḥīṭ, 3/426).

ĠARİḲA | غَرِقَ

Sözlükte ġariḳa غَرِقَ “boğulmak, suda boğulmak, suya batmak” anlamına gelmektedir. Nitekim غَرِقَتِ السَّفِينَةُ فِي الْمَاءِ cümlesi geminin suya battığını anlatır. أَغْرَقَ ve غَرَّقَ ise “boğmak, suya daldırıp boğmak” manasındadır. Suda boğulan adam için رَجُلٌ غَرِقٌ/غَرِيقٌ kullanılır. Boğulma eylemine benzediği için borç batağına saplanan ve sıkıntıya düşen kimseye de  غَرِقَ الدَّيْنَ أَوِ الْبَلْوَى ile işaret edilir. أَغْرَقَ الْإِنَاءَ kaba su doldurmayı; أغْرَقَ فِي الْقَوْلِ أوِ الْعَمَلِ sözü ve işi uzatmayı; غَرَّقَ فِي الْقَوْسِ yayı aşırı şekilde germeyi belirtir. اِغْتَرَقَتِ الْفَرَسُ الْخَيْلَ “At, sürüye karışıp yarıştı.” anlamındadır (Ḫalīl b. Aḥmed, Kitābu’l-ʿAyn, 3/276; Ṣāḥib b. ʿAbbād, el-Muḥīṭ, 4/528-529; İbn Fāris, Mucmelu’l-Luġa, 3/694; Cevherī, eṣ-Ṣıḥāḥ, 4/1536).

Kur’an’da 23 yerde geçmektedir. Bu yerlerde şu manalardadır: 1. Boğmak. (el-Baḳara 2/50; el-ʾAʿrāf 7/64). 2. Boğulmak (Yūnus 10/90). 3. Boğulan (Hūd 11/37). 4. Ölüm meleğinin kafirlerin canını boğarcasına söküp alması (en-Nāziʿāt 79/1). وَالنَّازِعَاتِ غَرْقًا ayetindeki kelime tefsirlerde; ölüm meleğinin kafirlerin canını söküp alması, yıldızların batması, savaşan gazilerin ok atmak için yayı germesi, atların savaş meydanında koşması gibi birden fazla manada yorumlanmıştır (Ṭaberī, Cāmiʿu’l-Beyān, 15/307, 23/36, 24/56-59; Vāḥidī, et-Tefsīru’l-Basīṭ, 23/155-159; Zemahşerî, Keşşâf, 6/219; Rāzī, Mefātīḥu’l-Ġayb, 31/28-33; Ḳurṭubī, el-Cāmiʿ, 22/37-38; Ebū Ḥayyān, el-Baḥru’l-Muḥīṭ, 8/411).

KARŞILAŞTIRMA

İnḫaneḳa ve ġariḳa “boğulmak” manası bakımından yakın anlamlı olsa da bu kelimelerin arasında bazı farklar vardır. İnḫaneḳa kelimesinde aslolan mana öldürünceye kadar boğazın sıkılmasıdır. Nitekim Kur’an’da geçen el-münḫaniḳa da elle, iple veya başka bir yolla boğazı sıkılarak boğulan hayvanları ifade etmektedir. Ġariḳa ise bir şeyin, başka bir şeyi iradesi ve seçim hakkını ortadan kaldıracak düzeyde kaplaması, kuşatması ve böylece onun gücünü ve etkisini kırması/ortadan kaldırması anlamındadır. Dolayısıyla suyun insanı kaplayarak boğması ve gemiyi de kuşatarak batırması bu doğrultuda anlaşılabilir (Muṣṭafavī, et-Taḥḳīḳ, 3/155, 7/257; Kubeysī, Mevsūʿa, 4/301).

Geçtiği Ayetler

Boğulmak kavramı 23 ayet-i kerimede geçmektedir

Bakaraالبقرة1 ayet
وَإِذْ فَرَقْنَا بِكُمُ ٱلْبَحْرَ فَأَنجَيْنَـٰكُمْ وَأَغْرَقْنَآ ءَالَ فِرْعَوْنَ وَأَنتُمْ تَنظُرُونَ ﴿٥٠
Meal:Denizi yarıp sizi kurtarmış ve gözlerinizin önünde Firavun ailesini batırmıştık.
A'râfالأعراف2 ayet
فَكَذَّبُوهُ فَأَنجَيْنَـٰهُ وَٱلَّذِينَ مَعَهُۥ فِى ٱلْفُلْكِ وَأَغْرَقْنَا ٱلَّذِينَ كَذَّبُوا۟ بِـَٔايَـٰتِنَآ ۚ إِنَّهُمْ كَانُوا۟ قَوْمًا عَمِينَ ﴿٦٤
فَٱنتَقَمْنَا مِنْهُمْ فَأَغْرَقْنَـٰهُمْ فِى ٱلْيَمِّ بِأَنَّهُمْ كَذَّبُوا۟ بِـَٔايَـٰتِنَا وَكَانُوا۟ عَنْهَا غَـٰفِلِينَ ﴿١٣٦
Enfâlالأنفال1 ayet
كَدَأْبِ ءَالِ فِرْعَوْنَ ۙ وَٱلَّذِينَ مِن قَبْلِهِمْ ۚ كَذَّبُوا۟ بِـَٔايَـٰتِ رَبِّهِمْ فَأَهْلَكْنَـٰهُم بِذُنُوبِهِمْ وَأَغْرَقْنَآ ءَالَ فِرْعَوْنَ ۚ وَكُلٌّ كَانُوا۟ ظَـٰلِمِينَ ﴿٥٤
Yûnusيونس2 ayet
فَكَذَّبُوهُ فَنَجَّيْنَـٰهُ وَمَن مَّعَهُۥ فِى ٱلْفُلْكِ وَجَعَلْنَـٰهُمْ خَلَـٰٓئِفَ وَأَغْرَقْنَا ٱلَّذِينَ كَذَّبُوا۟ بِـَٔايَـٰتِنَا ۖ فَٱنظُرْ كَيْفَ كَانَ عَـٰقِبَةُ ٱلْمُنذَرِينَ ﴿٧٣
۞ وَجَـٰوَزْنَا بِبَنِىٓ إِسْرَٰٓءِيلَ ٱلْبَحْرَ فَأَتْبَعَهُمْ فِرْعَوْنُ وَجُنُودُهُۥ بَغْيًا وَعَدْوًا ۖ حَتَّىٰٓ إِذَآ أَدْرَكَهُ ٱلْغَرَقُ قَالَ ءَامَنتُ أَنَّهُۥ لَآ إِلَـٰهَ إِلَّا ٱلَّذِىٓ ءَامَنَتْ بِهِۦ بَنُوٓا۟ إِسْرَٰٓءِيلَ وَأَنَا۠ مِنَ ٱلْمُسْلِمِينَ ﴿٩٠
Hûdهود2 ayet
وَٱصْنَعِ ٱلْفُلْكَ بِأَعْيُنِنَا وَوَحْيِنَا وَلَا تُخَـٰطِبْنِى فِى ٱلَّذِينَ ظَلَمُوٓا۟ ۚ إِنَّهُم مُّغْرَقُونَ ﴿٣٧
قَالَ سَـَٔاوِىٓ إِلَىٰ جَبَلٍ يَعْصِمُنِى مِنَ ٱلْمَآءِ ۚ قَالَ لَا عَاصِمَ ٱلْيَوْمَ مِنْ أَمْرِ ٱللَّهِ إِلَّا مَن رَّحِمَ ۚ وَحَالَ بَيْنَهُمَا ٱلْمَوْجُ فَكَانَ مِنَ ٱلْمُغْرَقِينَ ﴿٤٣
İsrâالإسراء2 ayet
أَمْ أَمِنتُمْ أَن يُعِيدَكُمْ فِيهِ تَارَةً أُخْرَىٰ فَيُرْسِلَ عَلَيْكُمْ قَاصِفًا مِّنَ ٱلرِّيحِ فَيُغْرِقَكُم بِمَا كَفَرْتُمْ ۙ ثُمَّ لَا تَجِدُوا۟ لَكُمْ عَلَيْنَا بِهِۦ تَبِيعًا ﴿٦٩
فَأَرَادَ أَن يَسْتَفِزَّهُم مِّنَ ٱلْأَرْضِ فَأَغْرَقْنَـٰهُ وَمَن مَّعَهُۥ جَمِيعًا ﴿١٠٣
Kehfالكهف1 ayet
فَٱنطَلَقَا حَتَّىٰٓ إِذَا رَكِبَا فِى ٱلسَّفِينَةِ خَرَقَهَا ۖ قَالَ أَخَرَقْتَهَا لِتُغْرِقَ أَهْلَهَا لَقَدْ جِئْتَ شَيْـًٔا إِمْرًا ﴿٧١
Enbiyâالأنبياء1 ayet
وَنَصَرْنَـٰهُ مِنَ ٱلْقَوْمِ ٱلَّذِينَ كَذَّبُوا۟ بِـَٔايَـٰتِنَآ ۚ إِنَّهُمْ كَانُوا۟ قَوْمَ سَوْءٍ فَأَغْرَقْنَـٰهُمْ أَجْمَعِينَ ﴿٧٧
Mü'minûnالمؤمنون1 ayet
فَأَوْحَيْنَآ إِلَيْهِ أَنِ ٱصْنَعِ ٱلْفُلْكَ بِأَعْيُنِنَا وَوَحْيِنَا فَإِذَا جَآءَ أَمْرُنَا وَفَارَ ٱلتَّنُّورُ ۙ فَٱسْلُكْ فِيهَا مِن كُلٍّ زَوْجَيْنِ ٱثْنَيْنِ وَأَهْلَكَ إِلَّا مَن سَبَقَ عَلَيْهِ ٱلْقَوْلُ مِنْهُمْ ۖ وَلَا تُخَـٰطِبْنِى فِى ٱلَّذِينَ ظَلَمُوٓا۟ ۖ إِنَّهُم مُّغْرَقُونَ ﴿٢٧
Furkânالفرقان1 ayet
وَقَوْمَ نُوحٍ لَّمَّا كَذَّبُوا۟ ٱلرُّسُلَ أَغْرَقْنَـٰهُمْ وَجَعَلْنَـٰهُمْ لِلنَّاسِ ءَايَةً ۖ وَأَعْتَدْنَا لِلظَّـٰلِمِينَ عَذَابًا أَلِيمًا ﴿٣٧
Şu'arâالشعراء2 ayet
ثُمَّ أَغْرَقْنَا ٱلْـَٔاخَرِينَ ﴿٦٦
ثُمَّ أَغْرَقْنَا بَعْدُ ٱلْبَاقِينَ ﴿١٢٠
Ankebûtالعنكبوت1 ayet
فَكُلًّا أَخَذْنَا بِذَنۢبِهِۦ ۖ فَمِنْهُم مَّنْ أَرْسَلْنَا عَلَيْهِ حَاصِبًا وَمِنْهُم مَّنْ أَخَذَتْهُ ٱلصَّيْحَةُ وَمِنْهُم مَّنْ خَسَفْنَا بِهِ ٱلْأَرْضَ وَمِنْهُم مَّنْ أَغْرَقْنَا ۚ وَمَا كَانَ ٱللَّهُ لِيَظْلِمَهُمْ وَلَـٰكِن كَانُوٓا۟ أَنفُسَهُمْ يَظْلِمُونَ ﴿٤٠
Yâsînيس1 ayet
وَإِن نَّشَأْ نُغْرِقْهُمْ فَلَا صَرِيخَ لَهُمْ وَلَا هُمْ يُنقَذُونَ ﴿٤٣
Sâffâtالصافات1 ayet
ثُمَّ أَغْرَقْنَا ٱلْـَٔاخَرِينَ ﴿٨٢
Zuhrufالزخرف1 ayet
فَلَمَّآ ءَاسَفُونَا ٱنتَقَمْنَا مِنْهُمْ فَأَغْرَقْنَـٰهُمْ أَجْمَعِينَ ﴿٥٥
Duhânالدخان1 ayet
وَٱتْرُكِ ٱلْبَحْرَ رَهْوًا ۖ إِنَّهُمْ جُندٌ مُّغْرَقُونَ ﴿٢٤
Nûhنوح1 ayet
مِّمَّا خَطِيٓـَٔـٰتِهِمْ أُغْرِقُوا۟ فَأُدْخِلُوا۟ نَارًا فَلَمْ يَجِدُوا۟ لَهُم مِّن دُونِ ٱللَّهِ أَنصَارًا ﴿٢٥
Nâziâtالنازعات1 ayet
وَٱلنَّـٰزِعَـٰتِ غَرْقًا ﴿١

Kavram Haritası

Yakın AnlamlıKelime Formu
اِنْخَنَقَ/غَرِقَBoğulmakأَهَلّ/أَحَسَّBoğazlamakاِنْخَنَقَغَرِقَ
Boğulmak / اِنْخَنَقَ / غَرِقَ | Kelimat